Monday, 3 June 2019

EU and the Human Rights violations in Turkey


I have observed serious Human Rights violations since early ages, but especially having escaped from being entrapped within the high schools have opened me the path to ambitiously discover this field and be able to understand widely.

After 2010 there was serious problems / crimes in means of Human Rights, democracy in Turkey, and i had been aware the Gezi events were to be useful for the whitewashing of all these crimes committed in Turkey within the knowledge, encouragement of the AKP whereas infant being also the perpetrator in the preceding terms of the AKP-Hizmet cooperation.

Sunday, 2 June 2019

Eyüboğlu Educational Institutions



http://www.eyuboglu.com/en/corporate/aboutus/founder

I think they have been notified that i had distant familial relationship with Hasan Cemal, which is only one issue. As well as, the fact that i had begun learning computer programming at the age of 12 is important which has been notified by some other institutions has anyhow some consequences for my attending to this high school. British influence on this high school was narrow, my unluck, or the idiots of the British politics, just as we observe in the recent British politics during the era of Brexit.

Thursday, 30 May 2019

Kamer Genç Soru Önergesi - TBMM 18. Dönem - 1989

Aşağıdaki sorumun Başbakan tara­fından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.

Kamer Genç Tunceli


M İ T üst görev yöneticiliğin­ den emekliye ayrılan Mehmet Eymür, 11.6.1988 günlü Güneş Gazetesinde yaptığı açıklamada; kaçakçılıkla ilgili olarak "Büyük menfaat ilişkileri vardır, bu ko­nuda bazı bürokratlar, yöneticiler her dö­nemde bu işin içinde olmuştur" de­mektedir.


a) Geçmiş dönemlerde ve sizin dö­neminizde kaçakçılığa bulaşan yönetici ve bürokratlar kimlerdir?
b) Bunlar hakkında şimdiye kadar ne gibi işlemler yapılmıştır?


BAŞKAN — Buyurun Sayın Bakan.

İÇİŞLERİ BAKANI MUSTAFA KALEMLİ (Kütahya) — Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlü soruyu cevap­lıyorum :
1. Kaçakçılık olaylarına karıştıkla­ rı iddiasıyla geçmiş dönemde 1, Hüküme­ timiz. döneminde ise 25 yönetici ve bürok­rat hakkında adlî ve idarî işlem yapılmış bulunmaktadır.

2. Hükümetimiz dönemi öncesinde yakalanan 1 kişi, adlî makamlara sevk edi­lerek tutuklanmıştır. Hükümetimiz döne­minde ise, 25 kişiden 6'sı tutuklanmış, 2'si serbest bırakılmış olup, 1 kişi halen firar­ da bulunmaktadır. Diğer 16 kişiden 14'ü ise, görevlerinden uzaklaştırılmışlardır.

Saygıyla arz ederim.

BAŞKAN — Teşekkür ederim Sayın Bakan. Sayın Genç, konuşmak istiyor musunuz?

KAMER GENÇ (Tunceli) — Evet efendim.

BAŞKAN — Buyurun Sayın Genç; yalnız, lütfen, gayet kısa ve sorduğunuz sualle ilgili konuşmanızı rica ediyorum.

KAMER GENÇ (Tunceli) — Sayın Başkan, değerli üyeler; Sayın Bakanın söz­lü soruma verdiği cevabı ben anlayama­dım. Biz sayısını sormuyoruz ki, kimler yapmıştır diyoruz.

Türkiye'nin, millî müesseseleri, dev­letin korunmasını üstlenen müesseseleri vardır; bunlardan birisi de MİT'tir. MİT'in daha önce gazetelere intikal eden raporlan var. Tabiî, biz bu sorumuzun bu­ gün cevaplandırılacağını bilmediğimiz için, bu konuda teferruatlı olarak hazır­ ladığımız dosya yanımızda değil. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinde MİT'de üst düzeyde görev yapan bir kişi, bir rapor dü­ zenliyor ve bu rapor Özal iktidarı tarafın­dan basına sızdırılıyor. Bu rapor basına onlar tarafından mı, Cumhurbaşkanının damadı tarafından mı sızdırılıyor? O da açıklanmıyor. Çünkü, Türkiye bir muam­ma, kapalı bir rejim. Bu kapalı rejimde de kimin elinin, kimin cebinde olduğu belli değil. Kimin devletin yönetiminden so­ rumlu olduğu belli değil; ama, devletin üst düzey görevinde bulunan bir kişi, çeşitli iddialarla dolu bir rapor yazıyor. Bu ra­ por yazıldıktan sonra, bu raporda ismi ge­ çen bir kişi; mesela, emniyette ismi geçen bir kişi İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getiriliyor, arkasından da Valiliğe getirili­ yor. Bu, devletin ciddiyetiyle bağdaşır mı?

Yine, bu raporda ismi geçen birçok insan hakkında, bugüne kadar ne yapıl­ dığı da belli değildir; yani, "Şu kadar bü­ rokrat hakkında, şu takibat açılmıştır, şun­lar da mahkemeye verilmiştir" demekle mesele halledilmiyor. Kamuoyu tarafın­dan, kaçakçılığa karıştırıldığı öne sürülen insanların isimlerinin bilinmesi isteniyor. Hangi idarenin, hangi yöneticisinin, hangi kaçakçılık olayına ismi karışmıştır ve bun­ların kaç tanesi hâlâ görevleri başındadır? Bizim burada sağlıklı görev yapabilmemiz için, idare tarafından bize sağlıklı bilgi ve­rilmesi gerekir.

Verdiğim soru önergesine verilen ce­vap tatmin edici değildir. MİT raporunda ismi geçen kişiler hakkında, neden sağ­lıklı tahkikat yapılmıyor? A N A P İktidarı zamanında, neden bunlar birtakım üst düzeyde görevlere getiriliyor?


Öte taraftan, gazetelerde birtakım haberler yayımlanıyor. İsmi ülkücüye çı­kan bir kişi, mafia ile işbirliği içinde olan bir kişi, Tempo Dergisine açıklamalarda bulunuyor. Bu kişi aranmaktadır... Gaze­teci gidiyor, bu kişiyi buluyor! Bu kişi, ga­zeteciye, "Ben falanca partinin genel baş­ kanına çok büyük saygı duyuyorum, kendisini her zaman için telefonla arar, ko­nuşur ve saygılarımı sunarım" diyor. Bu kişi Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafın­dan arandığı halde, bir türlü yakalanamı­yor. Bu kişi İstanbul'da mı oturuyor, An­kara'da mı oturuyor? Bunlar kimler tara­fından himaye ediliyor? Bunları öğrenmek istiyoruz. 

Devleti, yeraltı rnafiasınm yarat­tığı çete yönetimiyle yönetemeyiz. O hal­ de, İçişleri Bakanı, bu olaylarla ilgili ola­rak Yüce Meclise çok teferruatlı bilgi ver­mek zorundadır. Gazetecilere boy boy re­sim çektirerek, birtakım insanları tehdit ederek beyanatlar veren bu suçluları yakalayamıyoruz. Öte yandan,. 1976, 1977, 1978 yıllarında, daha lise çağındayken, bir gösteri yürüyüşüne katıldığı için suç işle­miş kişiyi -hele sol düşünceliyse- yakala­mak için, icabında bütün aile efradını top­luyor, hapishanelere tıkıyoruz. İşte, bizim affedemediğimiz, bizim üzerine gittiğimiz suiniyet budur.

Eğer sorulara böyle cevap verilecek­ se, hiç cevap verilmesin ve Yüce Meclisin de vakti alınmasın. Özellikle ANAP İkti­darı zamanında, bugün, ister hayalî ihra­cat konusuna karışmış, ister birtakım ka­çakçılık suçlarına karışmış olsun, çok bü­yük sayıda bürokrat vardır; yani, üst dü­zeyde bürokratlar vardır arkadaşlar. Dev­let Planlama Teşkilatında, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığında üst düzeyde bü­rokratlık görevi yapan insanların, hayalî ihracata karışmış insanlann, devletten ha­yalî ihracat paralarının alınması konusun­ da açık seçik tavassutları vardır. Bunlar hakkında ne diye...

MEHMET MÜKERREM TAŞÇI- O Ğ L U (Sivas) — Elinizde dosya varsa, buraya getirin.
KAMER GENÇ (Devamla) — Siz bizden daha iyi biliyorsunuz; çünkü, giz­ liyorsunuz. Bunların arkasında parlamen­terler var, bakanlar var, genel müdürler var, müsteşarlar var... (ANAP sıralarından gürültüler)

MUSTAFA ŞAHİN (Kayseri) — Bil­diğin bir şey varsa, açıkla.

BAŞKAN — Sayın Kamer Genç...

KAMER GENÇ (Devamla) — Ama, siz açıklamıyorsunuz ki!.. Efendim bizim zamanımızda...

BAŞKAN — Sayın Genç, lütfen, so­ ru önergeniz üzerinde konuşunuz.

KAMER GENÇ (Devamla) — Bu­ rada kaçakçılık olaylarına adı karışmış üst düzey bürokratlarını soruyoruz efendim. Bunlar hakkında ne işlem yapılmıştır, bi­ze açıklasınlar.

AVNİ AKYOL (İstanbul) — Kim o bürokratlar?

KAMER GENÇ (Devamla) — Bü­rokratları siz benden daha iyi biliyorsu­nuz. "Maliye Bakanlığına şu paraları ödeyin" diye, Merkez Bankasına kim ya­zı yazmıştır? Araştırın. Siz bilmiyor mu­ sunuz? "Hayalî ihracatçılara şu kadar pa­ra ödeyin" diye zorlayan, "Fiyatları ulus­lararası piyasa fiyatlarına uygundur" di­ye zorlayan, incelenmekten bu insanları kaçıranlar kimlerdir? Siz, benden daha iyi biliyorsunuz. Devlet arşivleri de sizin eli­nizdedir.

https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/td_v2.goruntule?sayfa_no_ilk=347&sayfa_no_son=350&sayfa_no=347&v_meclis=1&v_donem=18&v_yasama_yili=2&v_cilt=23&v_birlesim=062

Monday, 29 April 2019

plus90

Tuesday, 19 March 2019

25 “Venice Principles” - Democratic ABCs for ombudsman institutions - 19/03/2019
https://www.venice.coe.int/webforms/documents/?pdf=CDL-AD(2019)005-e



So a part concerning Presidential System's counsellors, journalists and "his liberals", i suppose.  A system which was already in action since many years, it has sabotaged, profited, exploited the Human Rights. A system of ombudsdespots has been introduced. A populus of "seducers" ran by populism was created.

Europe approved and promoted this system in Turkey.

Wednesday, 27 February 2019

Venice and Istanbul




Surp Levon Armenian Catholic Church in Kadiköy, three of the four church bells are made and brought from Venice.

" In his 2007 book on Jim Jarmusch, author Juan Antonio Suarez remarks that the director’s films “are centrally concerned with situatio...