Showing posts with label tarih ve hukuk. Show all posts
Showing posts with label tarih ve hukuk. Show all posts

Saturday, 29 April 2017

Birinci Dünya Savaşı ve Ermeni Sorunu, Stefanos Yerasimos

Ermeni sorununda bugün yaşanan anlaşmazlıklar ya da daha doğrusu kargaşa, özünde bir tarih hukuk çelişkisi olarak tanımlanabilir. Tartışma bir uluslararası hukuk terimi olması gereken ancak çeşitli biçimlerde algılanan ve zamanla değişen, hatta yozlaşan "soykırım" terimi etrafında dönmektedir.

Bu tartışma içinde ise taraflar tarihi seçici (selektif) bir biçimde kullanmaktadır. Yani tarih, olayları belli bir neden sonuç ilişkisi içinde anlatan, kendi içinde bir tutarlılığı olan bir tüm olmaktan çıkıp, herkesin hukuki ya da hukukvari argümantasyonuna uygun düşecek kanıtları çekip çıkardığı bir bilgi belge ambarı olarak kullanılmakta ve böylece, tarih hukukun tutsağı olmaktadır.
Konuya girmeden önce iki hususu belirtmek isterim: Ermeni sorunu uzmanlarından olduğumu sanmıyorum ve zaten bu konuda herhangi bir yapıtım yok. Bununla birlikte, yıllarca önce 1970'li yıllarda Birinci Dünya Savaşı ve istiklal Savaşı kapsamında bu konuyu da ele almak niyetiyle çalışmalarım olmuş ancak sonunda vazgeçmiştim. Nedeni ise, aşırı derecede polemik nedeni olan bir ortamda tek bir kişinin çabasıyla uzlaşmaya varmanın imkansızlığım kavramam olmuştu. 
Dolayısıyla, buradaki konuşma bir mesaj verme ya da bir girişim başlatma niteliğinde olmayıp, sizin katkılarınızla bir görüş alış verişi yapmaktır.
Hukuk ve Tarih Karşı karşıya 
Hukukun amacı bir şeyi kanıtlamak, tarihin ise izah etmektir.Hukuk yargılar; oysa, tarih değer yargısından uzak durur. Temel amacı bir neden sonuç ilişkisi içinde olayları, gerçeklere mümkün olduğu kadar yaklaşarak göz önüne sermek ve değer yargısını okuyucuya bırakmaktır.
Bir örnek vermek gerekirse; Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Fransa'nın Almanya'ya yapmış olduğu baskıların Hitler rejiminin ortaya çıkmasına katkıda bulunduğunu söylemek, bu rejimi haklı çıkarmak demek değildir.
Bu durumda hukuk, tarihin verilerim kullanır; ancak, bunun için kendisinden bağımsız olarak varolan bir tarih yazımı gereklidir. Aksine, tarih yazımı hukuk kavramlarım kullanmaz ve tarih hukukun yardımcı bir öğesi, bir alt dalı değildir. Dolayısıyla, kavram kargaşasından kurtulmak için yapılacak ilk iş, tarihsel düşünce sistemini hukuksal düşünce sisteminden ayırmaktır. Başka bir deyişle, hukuksal endişelerden ve art düşüncelerden bağımsız bir tarih yazmaktır.
Bunun için de bugünün değerlerini ve kavramlarını tarihin çeşitli dönemlerine mal etmekten kaçınmak gerekir.

" In his 2007 book on Jim Jarmusch, author Juan Antonio Suarez remarks that the director’s films “are centrally concerned with situatio...